ALMANYA'DA YAŞAMAYI SEÇTİK, PEKİ AMA NEDEN MÜNİH'TE?

By Seyahat Hikayeleri - Şubat 25, 2018

Doğup, büyüdüğünüz şehirden farklı bir yere taşınacaksanız, gideceğiniz şehirle ilgili tüm ayrıntıları enine boyuna sorgulamak gerekiyor. İş olanakları, eğitim fırsatları, yaşam kalitesi, ev bulma durumu vs. gibi birçok soruların cevaplanması gerekiyor. Daha önce neden Almanya'da yaşamaya karar verdiğimizi anlatmıştık, şimdi de yaşadığımız şehri anlatarak Münih'e taşınmak isteyenlere ipuçları verecek bir yazı hazırladık. Buraya taşınalı henüz beş ay oldu fakat biz şimdiden Münih'i çok sevdik. Arada bir İstanbul'u özlemek dışında pek sıkıntımız yok:) Şimdi birazcık neden Münih'te yaşamayı seçtiğimize geçelim.

1. İstanbul'dan sonra 100 bin nüfuslu küçük ve sakin bir Alman şehri bizi paklamaz dedik ve boğulacaksak büyük denizde boğulalım diyerek Münih'i seçtik

Geçen haftalarda yazmış olduğumuz "Yurt dışında yaşamaya yönelik atılan ilk adımlar" başlıklı yazımızda İstanbul'da şehrin merkezinde bir yaşam sürdüğümüzden bahsetmiştik. Bu sebeple yaşayacağımız şehrin bu beklentiyi biraz olsun karşılaması en büyük arzularımızdan biriydi. Belli başlı bilinen, popüler şehirlerin dışında Avrupa'daki çoğu şehirde oldukça sakin ve sessiz bir yaşam olduğunu biliyoruz. Bu sebeple bahsettiğimiz özelliğe sahip bir şehirde yaşamak; gerek şu anki yaşımız açısından (daha çook genciz biz!), gerekse İstanbul'da alıştığımız o canlı ve dinamik yaşam sonrası büyük bir boşluk doğurabileceği fikrinden ötürü şimdilik istemediğimiz bir şeydi. Bu sebeple daha kozmopolitik bir şehirde yurt dışında yaşamaya adım atmak, İstanbul'dan sonra daha az inişli çıkışlı olacaktı. Öyle de olduğunu düşünüyoruz, yaşadığımız şehirden bu açıdan memnunuz. Münih tam İstanbul gibi bir şehir değil, bu iki şehri birebir kıyaslamanın da pek doğru olacağını düşünmüyoruz. Fakat Münih'i İzmir'e benzetmek İstanbul'a kıyasla daha iyi bir sonuç verecektir, denizi olmasa da idare ediyoruz:)

2. Kozmopolitik olduğu kadar yemyeşil ve doğayla barışık bir kent Münih

Münih her ne kadar Almanya'nın en büyük şehirlerinden biri olsa da aklınıza, özellikle İstanbul, Ankara gibi Türkiye'nin büyük şehirlerinde yaşanan beton yığını şehir imajı gelmesin. İstanbul'da üç metrekare alanı bile boş bırakmayıp, yeşili katletme pahasına, bina dikerek servetine servet katma mantığı buralarda yok, onu belirtelim. Buralarda diyorum çünkü bu aslında Almanya'ya özgü bir durum değil, hemen hemen çoğu Avrupa ülkesi için geçerli. Ayrıca yaşadığımız Bavyera eyaletinde üç kattan yüksek bina yapmak da yasak. Bu durum elbet avantajlar kadar, dezavantajlar da yaratmıyor değil. (Örneğin Münih'te ev bulmak diğer Almanya şehirlerine kıyasla çok güç. Münih'te özellikle yeniyseniz 3 ay ile 1 yıl arasında ev arayışınızın sürmesi ve ev bulamamanız oldukça normale dönüşmüş bir durum) Münih oldukça doğal, yemyeşil bir şehir. Evinize yakın bir göl, orman bulunması çok sıradan bir durum. Bunun yanında şehirleşme ile yeşil birbirine zıt bir şekilde değil, gayet iç içe yer alıyor. Zaten Münih'in en turistik yerlerinden biri Englisher Garten şehrin bir ucundan diğer ucuna uzuyor. Yaşadığımız eyalet Bavyera(Bayern)'nın oldukça güzel bir doğasının olduğunu söyleyebiliriz.

3. Münih'te Avrupa'nın çok iyi iki üniversitesi bulunuyor. Eğer Münih'teki okullardan birinde okuma hakkı kazanmışsanız şehrin pahalı olduğunu ve ev bulmanın çok zor olduğunu göze alarak, diğer kazandığınız okulları değil Münih'teki okulu tercih edin

Münih'i tercih etmemizin hepsinden daha gerçekçi ve önemli bir sebebi var. O da Avrupa'nın en iyi 10 üniversitesi arasında olan, Almanya'nın da yine en iyi iki üniversitesi olan TUM (Münih Teknik Üniversitesi) ve LMU (Ludwig Maximilian Üniversitesi)'nun Münih şehrinde yer alması. Ve tabii ki Bahar'ın Münih Teknik'ten kabul almış olması. Önceki yazımızda da bahsettiğimiz gibi, bizim başvurduğumuz şehirler arasında Dortmund, Frankfurt, Kassel diğer seçenekler de vardı fakat biz Münih'i seçtik. Elbette bu kolay verilecek bir karar değil çünkü bir yandan euro kuru ile mücadele ederken, öte yandan iş hayatına ara verip, eğitim hayatına odaklanarak, pahalı bir şehirde nefes almaya çalışacaksınız. Hele ki öğrenci olarak Münih'te ev bulmak çok zor. Burada ev sahipleri düzenli gelirinin olmasını ve bunu belgelemeni istiyorlar. Öğrenciyseniz de size sponsor olacak birilerini göstermeniz gerekiyor. Bu sebeple Münih'e gelecekseniz aylar öncesinden ev aramaya çalışın:) Biz bu zorluklara rağmen gelecekte kaliteli bir eğitimin birçok kapıyı kolayca açacağını göz önünde bulundurarak zor olan tercihi yaptık.

4. Münih'te iş olanakları çok fazla ve dünya çapında bilinen çok sayıda büyük firmaları barındırıyor

Eğitim kısmında Almanya'nın en iyi iki üniversitesinin Münih'te bulunduğundan bahsetmiştik. Buna paralel olarak, burada iş olanaklarının da oldukça fazla olduğundan bahsetmek mümkün. Buraya okumaya dünyanın dört bir yanından öğrenciler geliyor ve bu öğrenciler eğitimleri bittikten sonra Almanya'da, hatta şehir bile değiştirmeden Münih'te kısa sürede iş bulabiliyorlar. Tabii ki iş olanakları yalnızca buradan mezun öğrenciler için geçerli değil. Eğer bir meziyetiniz varsa ve İngilizce ve Almanca dillerinden birine(ikisine de sahipseniz oh ne ala!) akıcı bir biçimde hakimseniz burada iş bulma olanağınız oldukça yüksek. BMW, MAN, Siemens, Allianz, Flixbus merkezleri Münih'te bulunan firmalardan sadece birkaçı.

5. Münih'in teknoloji üssü olması da yeni iş olanaklarını besleyen bir etken, IT alanıyla ilgiliyseniz burada sizi havada kapma ihtimalleri çok yüksek

Özellikle TUM'un bu şehirde bulunmasının belki de en önemli detayıdır teknoloji kanadı. TUM mühendislik ve IT alanında eğitimde dünyanın en iyilerinden, bu sebeple ilintili olacak ki, dünyaca ünlü teknoloji şirketlerinin Almanya ve hatta birçoğunun Avrupa üssü de yine Münih. Facebook, Google, Microsoft, Oracle, IBM gibi firmaların Almanya ofisleri Münih'te bulunuyor. Teknolojide zirvenin sahibi olan bu firmaların dışında çok sayıda firmanın yine Münih'te ofisi yahut genel merkezi bulunuyor.

6. International bir çevre içerisinde hayatınıza yeni vizyonlar katmak için harika bir şehir Münih

Münih tam anlamıyla uluslarası bir şehir. Ne demek o diyeceksekseniz şöyle izah edeyim; yalnızca Almanların yaşadığı bir şehir değil, eğer Münih'e gelirseniz ne demek istediğimizi o zaman daha iyi anlayacaksınız. Sokakta gördüğünüz her üç insandan birinin Alman kökenli olduğunu fark edeceksiniz. Münih gayet ABD'nin, Kanada'nın minih bir kopyası gibi bu sebeple. Karşınıza her çıkan insanın dünyanın dört bir yanından gelmiş olması çok olası. Türkiye'yi saymıyorum bile; Çin, Japonya, Tayland, Amerika, Brezilya, Meksika, Rusya, Ukrayna, İngiltere, İtalya, Afrika ülkelerinin ve yine diğer Asya ülkelerinin tamamından insanlar görmek mümkün burada. Bunda iş olanaklarının fazla oluşu ve Alman ekonomisinin sarsılmaz derecede kuvvetli oluşunun etkileri de temel sebepler elbette.



Bu yazıdaki kapak görseli ve 6 numaralı görsel hariç tüm görseller tarafımıza aittir.

  • Paylaş:

BU YAZILAR DA İLGİNİ ÇEKEBİLİR

0 yorum