NEDEN ALMANYA'DA YAŞAMAYI SEÇTİK?

By Seyahat Hikayeleri - Şubat 08, 2018

Önceki yazımızda yurt dışına taşınmadan önce, Türkiye'deki yaşantımızı ve yurt dışına taşınmaya karar verme sürecimizi aktarmıştık. Bu yazımızda ise taşınacağımız ülkeye karar verirken ne gibi etmenlerin etkili olduğunı anlattık. Okumayanlar için ise yurt dışına taşınma sürecinde neler yaptığımızı şuradaki yazıda anlattık. Şimdi sizi neden Almanya yaşamayı seçtik sorusunun bizdeki cevaplarıyla baş başa bırakıyoruz.


1. İlk niyet edilen ülkelerin bir hayli uzak olması ve o kadar uzağı göze alamamamız

Bu fotoğraf hedeflerimizi gerçekleştirme yolunda ilk somut adım:)
İlk ülke seçimimizde açıkçası tercihimiz oldukça başkaydı. Bunu açıkça belirtebiliriz ki, yaşantımızı çok uzaklarda, okyanusun karşı kıyısında Kanada'da sürdürmek geçiyordu aklımızdan. Gerek İngilizce konuşulan bir ülke olması ve bu sebeple dil konusunda daha kolay adapte olacağımızı düşünmemizden, gerekse nüfusundaki göçmen sayısının fazla olması sebebiyle daha az ırkçılığın yaşanabileceğini düşündüğümüzden Kanada aklımızı çeliyordu. Ayrıca ekonomik ve sosyal açıdan başarılı bir ülke olması da bizim için artı gerekçelerdi. Bunun yanında Kanada'nın uçakla Türkiyeye'ye 12 saat mesafede olması kulağa çılgınca geliyordu. (12 saat aralıksız uçmak!:)) Her şey bir yana, gidilip gelinirdi belki fakat aklımız Türkiye'de, ailemizde, sevdiğimiz insanlarda olacaktı. Sık sık kafamıza estiğinde uçak bileti alıp gelinecek bir mesafe değildi. Bu iki sebebe Kanada'nın çok soğuk bir ülke olduğu sebebini hiç eklemiyoruz bile:) Kanada'yla birlikte bir yandan da, mühendislik mezunlarına 18 aylık kolayca vize vermesi sebebiyle Avusturalya'yı da düşündük fakat bu opsiyonu da benzer sebeplerden ötürü eledik.

2. "Avrupa kazan, biz kepçe!" 


Sonrasında uzak bir kıtaya gitme seçeneğini tamamen elediğimizde haritada karşımızda olan kıta güzel Avrupa'ydı:) Fakat  burada da ülke seçimini yapmak pek kolay değildi. Birbirine göre artıları olan birçok Avrupa ülkesi ile başbaşaydık ve işe nereden başlayacağımızı bilemiyorduk. Burada birçok etkeni tekrar gözden geçirip, hangi ülkenin bizim için en ideal ve doğru karar olacağına kanaat getirmeye çalıştık. En çok üzerinde durduğumuz iki ülke vardı; Hollanda ve Almanya. Bunun en büyük sebebi ise bu iki ülkenin devletlerinin sosyal devlet olması açısından artılarının diğerlerine göre daha yüksek olduğunu biliyor olmamız ve işsizlik oranlarının diğer ülkere kıyasla daha düşük olmasıydı.

3. Tek bir hedefe odaklanmak daha etkili sonuç yaratabilir

Birçok ülke opsiyonunu düşünüp her ülkenin farklı süreçlerini araştırmaktansa, bir ülkedeye odaklanıp tüm süreçleri detaylı ve eksiksiz tamamlamak daha doğru bir strateji gibi geldi bize. Aynı zamanda gidilecek ülke sabitlendiğinde süreç içerisinde o ülkenin dilini öğrenmeye çalışmak gibi bir kazanımınız da olabiliyor.

4. Almanya'da eğitimin ücretsiz olması

Almanya'ya gelmemizin en önemli sebebi eğitimin ücretsiz olmasıydı. Eyalet bazında kurallar değişebiliyor olsa da Almanya'nın büyük bir kısmında Almanca ve İngilizce üniversite eğitimi ücretsiz. Yalnızca her dönem düşük bir harç ödeniyor. Bu da Almanya'yı Amerika, İngiltere, Kanada ve birçok Avrupa ülkesinden farklı kılıyor.

5. Almanya bir mühendislik cenneti!

Bütün bunların dışında, Bahar'ın mesleği gereği mühendislik açısından harika olanaklara ve köklü bir geçmişe sahip olması sebebiyle Almanya çekici konumdaydı. Özellikle TUM'un Avrupa'da eğitim alanındaki başarısı ve gelecek açısından iyi eğitimin önemi karar vermemizde büyük bir sebepti. Sadece mühendislik değil kültür ve sanat alanındaki çalışmalara da destek veren bir ülke Almanya. Bu da benim açımdan birçok fırsat yaratıyor.

6. Her şey sarı bir Mercedes'in hayali ile başladı ve ver elini Alamanya dedik:)

Almanya'da her yer dümdüz, bisiklet sürmek için harika bir ülke!:)
Alman ekonomisinin sağlamlığı, birçok sektörde zirveye oynayan çok sayıda firma bulundurması, Almanya'nın Avrupa'daki en büyük işçi açığına sahip olması ve çoğu açıdan ekonomik ve sosyal olması bizi doğrudan karar verme sürecine götüren etkenlerden bazılardıydı.

Tüm bu seçenekler ve uzun bir karar verme süreci sonunda nihayet yaşamak istediğimiz ülkeyi seçtik. Daha önce de belirttiğim gibi bence en önemlisi birçok opsiyon arasından size uygun olanı seçmek ve aldığınız karar doğrultusunda adımlar atmak.


Bonus: Almanya'da satın alma gücü çok yüksek!

Almanya'ya gelmeden önce kazandığın para ile alım gücünün bu kadar yüksek olduğunun büyük oranda farkında değildik. Burada bir kişi minimum 1400 Euro kazanıyorsa bu parayla rahatça geçinebiliyor (Tabii ki bu eyalet bazında değişiyor, bizim yaşadığımız eyalet Almanya'nın en pahalı eyaleti, özellikle kiralar çok yüksek). Çok kısa bir örnek vereceğim; burada asgari ücretle 1 Iphone 6, iyi bir çamaşır makinesi ve iyi bulaşık makinesi alınabiliyor mesela. Ya da 2 kişi hiçbir şeyini eksik etmeden 200 Euro'ya aylık mutfak masrafını karşılayabiliyor. Bunun en büyük etkeni Almanya'nın neredeyse her şeyi üretiyor olması ve bunu ucuza sunabiliyor olması.

Not: Bağlantılı olabilecek iki yazımızı da okumanızı öneriyoruz. Bunlardan birincisi yurt dışına taşınmak isteyecekler için para biriktirme yöntemleri yazımız; ki burada taşınma sürecimiz öncesi yaşantımızı nasıl şekillendirdiğimizi harfiyen anlattık. Onu şuradan okuyabilirsiniz. İkincisi ise ''Almanya'ya geldik de başımız göğe mi erdi'' yazımız. Burada da yine Almanya gözlemlerimizi aktarıyoruz ve onu da şuradan okuyabilirsiniz. 

  • Paylaş:

BU YAZILAR DA İLGİNİ ÇEKEBİLİR

0 yorum